Uyuşturucu iktidarsızlığa ve kısırlığa neden olabilir mi? En sık sorulan soruya cevap veriyoruz.

You are here

Uyuşturucu cinsel isteği nasıl etkiler?

"Libidonun azalması" - uyuşturucu kullanımı nedeniyle meydana gelen sorunlar hakkında okurken, bu tanım, muhakkak gözünüzün önünden geçmiştir. Bu tanımın ne olduğunu öğrenelim.

Öncelikle bilmeniz gereken bilimsel gerçek, psikoaktif madde (psikotrop madde) insanı iki yönde etkilemekte - psikolojik ve fizyolojik. Bunlara birbirinden ayrı bakmak yanlıştır, çünkü her uyuşturucu (uyarıcı, stimülatör, opiyat v.s.) doğrudan doğruya beyni etkiler, daha doğrusu beyindeki ödül sistemini. Zamanla uyuşturucunun verdiği etkisi temel ihtiyaçlarından biri olan keyfi, cinsel arzuyu değersiz kılar. Uyuşturucu bağımlılığı derecesi ağırlaştıkça, madde kullanma aralıklarda, ayrıca uyuşturucunun etkisi geçtiği dönemlerde, depresyon hali şiddetleşir ve böylece tek madde kullanma obsesif arzu hariç tüm temel ihtiyaçlar ortadan kalkar. Bu şekilde kimyasal etki doğal ihtiyaçları yok eder.

İkinci olarak bilmemiz gereken gerçek, cinsel işlev bozukluğu adım adım artmaktadır: birey uyuşturucuyu ne kadar uzun süre kullanırsa o kadar cinsel işlev kaybı kendini belli eder. Hastalarımızın tıbbi özgeçmişlerinde çok sık sonraki durumu kaydediyoruz: birey madde bağımlılığın ilk aşamalarında cinsel işlevin yükselmesini yaşar, cinsel ilişki sırasında büyük heyecanları "keyif altında" alır (genelde gelişigüzel cinsel ilişkiler) ve... tuzağa düşer. Her onuncu, yani toplam vaka sayısının yaklaşık %10, genital enfeksiyonlar, HIV ve AIDS gibi daha ciddi cinsel yolla bulaşan hastalıklar ile enfekte oluyorlar. İki - üç aylık daimi kullanım sonrasında, beklendiği gibi, bir anda cinsel istek kaybı ortaya çıkmaktadır. Bu bir psikolojik bozukluk ve fizyolojide oluşan patolojik değişiklikler sayesinde meydana gelir. Böylece, patolojik arzu biyolojik motivasyon üzerinden öncelik kazanır.

Как наркотики влияют на сексуальное влечение

Gerçek mi, madde bağımlı erkekler cinsel işlev bozukluğu, bayanlar ise anorgazmı yaşayabilirler mi?

Gerçekten % 70 civarında ağır hastalarda cinsel işlev kaybı gözlemlenmekte.  Bayanlar ise %80 vakalarda orgazm olamıyorlar (anorgazm: hem klitoral orgazm hem de vajinal orgazm söz konusu). Nedeni nedir?

Birincisi, uyuşturucu, ne kadar "zararsız" görüyorsanız bile (örneğin; esrar), sinir sistemi olumsuz etkiler ve periferik sinirlerin hasar görmesine yol açar (beyin ve omurilik dışında olanlar). Tüm hastalarda çok az bir derecede duyarlılık kaybı gözlenmekte: merkezi ve periferik sinir sistemi arasındaki iletişimi (bağlantıyı) sağlayan ve uyartı mesajları taşıyan sinir kanalların işlevi zayıflar, dolayısıyla bu uyartı mesajları beyine ulaşamıyor. Bununla birlikte ne kadar çok bağımlıysa o kadar sinir sisteme getirdiği zarar yükselir ve devamlı olarak toksik maddeler ile karşı karşıya olunca yenilenmeden yıkılıyor (Yetişkin insanın sinir hücrelerinin rejenere yetenekleri yoktur!).

İkincisi, bu etken tarafından bozulan fizyolojik süreçleri belirtmek isteriz: uyuşturucu kullanım sayesinde vucütta hormon düzeylerinde dengesizlikler meydana gelir ve gonadlar (üreme hücreleri olan gametleri oluşturan organlar) sistemi üzerine etki gösterdiği belirtilmektedir. Enfekte olma olasılığı yüksek olan hastalıklardan biri: madde bağımlılar hepatit C virüsü ile enfekte oluyorlar (psikoaktif madde kullananların %90 enfekte olmakta). Bu enfeksiyon karaciğerdeki fonksiyonları bozar. Sonraki etapta, hormon üretimi işlevinde önemli rol oynayan karaciğer fonksiyonu zayıflayınca, kandaki testosteron seviyesi düşer ve bireyin cinsel işlev bozukluğu başlar. Bu tedavi gerektiren bir patolojidir: vücudu toksinlerden arındırma, sinir sistemi "yenilenmesi", karaciğer fonksiyonları düzeltmesi ve hormon seviyesinin düzeltilmesi gerekmektedir. Böylece beynin mutluluk merkezi (beyin ön bölgesinin) için çok önemli olan “mutluluk hormonu” serotonin ve dopamin hormonlarının gerekli miktarda üretilmesi sağlanır.

Uyuşturucu bireyin üreme fonksiyonuna ve genetik yapısına (soy yapısına) nasıl etkilemektedir?

Cinsel aktivite bir son noktaya kadar gelince - madde bağımlıların başlangıçta  gelişigüzel cinsel ilişkileri yaşarlar ve yukarıda belirttiğimiz nedenlerden dolayı sona erer, üreme sistemi bozuklukları ve kısırlığı meydana gelir. Uyuşturucu kullanımı doğrudan iktidarsızlık ve kısırlık ile sonuçlanabilir.

Erkeklerde sperm üretimi bozulur - ilk sperm hareket derecesi sonra da sayısı düşer ve sonunda yapısında bozukluklar (morfolojik bozukluklar) olan sperm sayısı artar. Eğer erkeğin üreme fonksiyonu iktidarsızlıkla sonuçlanmazsa, madde bağımlılığından kurtulduktan sonra teratospermi (anormal şekilli sperm hücreleri) tedavisi için uzun süre gerekecek.

Kadınlarda ise yumurtlama (yumurtanın yumurtalıklar dışına atılması) bozuklukları ortaya çıkar, sonra da, regl (adet kanaması) düzensiz ve seyrek olur. "Adet kanamalarının (menstrüasyon)" ve dolayısıyla üremenin sona ermesi başka değişle yumurtalıkların görevlerini yerine getirememeye başlaması sonucu olarak menopoz ortaya çıkar. Bu durumda gebelik olasılığı söz konusu olamaz.

Uyuşturucu kullanımı farkedilmeden geçmez, bilmeniz gereken: uyuşturucu soy yapıyı (genotip) olumsuz etkiler ve anomali riskini artırır. Bunu belirtmekte fayda var: madde bağımlılar bu tür sorunları ciddiye almadığı sebebi de geri dönüşü olmayan süreçleri gerçekleştirmek için hala yeterli zamana sahip olduğunu düşünüyorlar. Ancak bizim praktiğimizde, çoğu zaman, uzun süreli uyuşturucu kullanımı değil birkaç aylık devamlı kullanımı iktidarsızlık ve kısırlık ile sonuçlanan durumlarla karşılaşıyoruz. Bu yüzden, uyuşturucu ile kısa bir ilişki bile kişisel bir trajedi ile sonuçlanabilir. Psikoaktif maddeleri (psikotrop madde) kullanmanızı tavsiye etmiyoruz ve zamanında tıbbi yardım istemenizi öneririz.

Uzmanla danış